Emin Çölaşan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emin Çölaşan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2007 Perşembe

Çakma Haber Sanatı

Zordur mizansen haber yapmak, sallamak, fotomontaj yapmak, kendimden biliyorum :)
Kızdırmak için açarsın bilgisayarını, google dan toplarsın resimleri açarsın fotoşopu, önce metni yazarsın, yazıyla birlikte gülmeye başlarsın, hoop bu ağır olur şöyle yazayım dersin, resimler oluşmaya başlar gözünde, bazen takılırsın, bazen su gibi akar, kendi yaptığına gülersin dakikalarca, riskli olduğu kadar eğlencelidir de. Ünlü düşünür, filozof yaşam bilimci Hülya Avşar ın da dediği gibi;
-Keşke yaşam fotoşop kadar kolay olsa...
Bir bakmışsın Emin Çölaşan la balığa çıkmışsın, Yılmaz Özdil le Fener maçına gitmişsin, Bekir Coşkun mülteci olmuş, holivud sıtarı olmuş, Ahmet Hakan kah zikir meclisinde, kah civciv sarısı bornozuyla bize yakalanmış, porno hurriyet sitesinin sorumlusu Fatih Çekirge molla olmuş, T.Özkan müneccim olmuş, David Copperfield CHP ye genel başkan adayı olmuş...
Ve tabi müzik. Kuru kuruya yazılır mı bu kadar kinaye, teşbih, çakma...
Her yazının kendine özgü müziği vardır. Ama uniseks müzikler de vardır; Nuri Alço filmlerinin müziği hemen her yazıya uyar. Sonuçta yaptığımız iş çok ta farklı değildir. Bu bir itiraf mıdır ? Hayır değildir. Aksine yaptığın işi sevmektir, iş bitince coşkun gibi pişman olma değil, nuri alço gibi olay mahallinde kalarak, olayın aslında çok ta garipsenmiyecek bir durum olduğunu, köşeşlerin ilaçlı gazozu kendi rızalarıyla içtiklerini bilerek suçluluk duygusuna kapılmamaktır.
Her zaman da bu müzik mi derseniz, yok, abartılı bir saplantı, yanlış anlamaya sebebiyet verecek bir duruma düşmeyelim. Öyle ki bu müzikle Ahmet Hakan la uğraşırken tanıştım. Ahmet Hakan-Nuri Alço ?
Peki sayesinde çok hakarete uğradığım, öyleki yaptığım basit bir fotoşopu azami tepkiler yüzünden kaldırmak zorunda kaldığım Bekir Coşkun u yazarken ne mi dinliyorum. İşte bunu;

9 Eylül 2007 Pazar

Ne kürekmiş bee…!


Sizlerle Emin Çölaşan ve Bekir Coşkun’un kürek aşklarıyla ilgili bir sırrımı paylaşacağım. Kimseye bir şey söylemeyeceğinizden eminim. Günlerden bir gün Midilli adasının biraz açığında kayığımızla gezerken Bekir Coşkun suya düştü, çok iyi bir yüzücü olmadığı için hemen Küreğimi ona uzattım, Kürekten tuttuğu gibi kayığa çıktı. Nerden tutturdum küreği, artık hep kürekten tutup denizde yüzmeye başladı, hatta ara sıra küreği vermeyince boğulma numarası yapar oldu, Emin Çölaşan ise bu durumu biraz kıskanmaya başladı, neden hep o tutuyor ben tutmuyorum diye. Neyse, Emin Çölaşan’a da tutturmaya başladık, hatta bir süre sonra Emin Çölaşan küreği Bekir Coşkun’dan daha fazla tutmaya başladı. Tam da seçimden bir gün sonra kürek tartışması yaşadık. Bu ikisi kürek mevzusunda kavga ettikleri zaman, ertesi gün köşe yazılarına yansır. Bağırır çağırırlar. Ve geçen hafta yaptığımız son kavgada ben Emin Çölaşan’a bırak küreği hep sen tutuyorsun diye kızınca, morali bozuldu ve bizim kayığı terk etti. Bekir Coşkun ilk başta sevinse de daha sonra çok üzülüp o meşhur yazısını yazdı; “Kürek arkadaşımı dalgalar aldı”

Sevgili Bekir Coşkun, ister kayığı terk et ister etme, ben bir daha Küreğimi tutturmam arkadaş…

27 Ağustos 2007 Pazartesi

Emin Çölaşan Dergi Çıkartıyor


22 yıl emek verdiği Hürriyetten kapı önüne koyulan Emin Çölaşan, kendi dergisini çıkartma kararı aldı. Fatik Altaylı’yı da ikna etmeye çalışan Çölaşan, dün gece bizi arayıp; “Bunu ilk sizinle paylaşıyorum, çok heyecanlıyım, hep tazminatlarımı Aydın Doğan öderdi. O kadar tazminatı ödeyecek gücüm var fakat enayimiyim, nasıl olsa ödeyen vardı. Artık ödeyen olmadığı için daha dikkatli yazılar yazacağım. Kızılay meydanında keseceğim deve için Türk Hava Yollarından destek istedim, seve seve kabul ettiler. Herkese hayırlı uğurlu olsun” dedi. Bizde kendisine yeni yayın hayatında başarılar dileriz. İşte ilk sayının kapağı;