Yılan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yılan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2007 Salı

Kavga Edelim mi ?

Hergün bir tane altın aldığı yılana,hastalandığı zaman gönderdiği oğlunun altınları toptan alabilmek için yılanı öldürme girişimini ve yılanın da adamın oğlunu öldürdüğü hikayeyi hepimiz biliriz. Her ne kadar adam oğlunun ölümünden sonra kuyruğu kopan yılandan özür dilese de yılanın verdiği cevap evrenseldir;
-Sende bu evlat acısı, bende bu kuyruk acısı varken...
Bir araya gelememizin yegane nedeni "Evlat acısı-Kuyruk acısı" ikileminin arasında bir yerde sıkışmıştır. Öyleki teşbih i ciddiye alıp bu hikayeden bile "sen yılansın, bende adamım" kavgası çıkaracak potansiyele sahibiz. Marifetliyiz anlıyacağınız. Yazısında düşmanının yaptığı iyi bir şeyi anlatırken ona sövebilme yeteneğine sahip columnist lerimiz her daim mevcut. Birisini kayıktan dalgalar alırken, diğeri cenaze kalkmadan kayıktaki yerini alıyor, hatta ilk kürekleri öyle çekiyor ki kayık neredeyse yönünü şaşırıyor. Kayıktaki diğer küreker columnist lerden bazıları eski kürek arkadaşını özlüyor, kayıktan atlamaya bile kalkıyor.
İşte yılan veya adamdan birisi bunlar.
Diğerleri ise her zaman iyi kayıkta dolaşan "öteki" leri kıskanıyor, kendini mağdur görüyor, daha küçük kayıkta, daha kalabalık olması zoruna gidiyor. Ama en azından deniz canlılarının kendisini daha çok sevdiğini biliyor.

Peki ne yapacağız bu durumda;

a. Kayıkları değiştireceğiz.
b. Kayıkları batırıp karada yaşayacağız.
c. İyi kayığın sahibi yılandır
d. Yılan diye sana derler.
e. Bu kavgalar biterse küreker ler ne iş yapar, böyle kalsın.

5 Ekim 2007 Cuma

Bir Varmış Bir Yokmuş

Bir varmış bir yokmuş...
Kırmızı başlıklı bir kız varmış.
Kırmızı başlıklı olan kız bir gün, her gün girdiği ormana girerken karşısına bir Yılan bir Öküz bir de Kurt çıkmış.

Yılan;
-Nereye gidiyorsun bakalım demiş,

Öküz;
-Hiç sevmem kırmızıyı çıkar başındakini demiş,

Kurt ise;
-Ne var kafanın içinde göster demiş,

Kırmızı başlıklı kız ise;
-Hayır çıkarmam, ben kırmızı başlığımı çıkarırsam Kırmızı Başlıklı Kız olamam ki demiş.

Bunu üzerine Yılan, Öküz, Kurt;
-Bundan sonra bu ormana giremezsin demişler, kırmızı, ateş rengini andırıyor, hii ormanı yakacak valla diye de iftira atmışlar.

Artık Kırmızı başlıklı kız, babaannesine gitmek için başka ormanlardan geçmek zorunda kalmış, hatta çoğu zaman gidememiş.

Bunu gören ormandakiler
-Nedir Kırmızı Başlıklı Kızın bunlardan çektiği, Aslana şikayet edelim bu meseleyi ancak o çözer demişler.


Aslanın yanına gitmişler. Aslan da
-Tamam çözelim demiş.

Doğruca ormanın en baba yerlerinde ikamet eden Yılan Öküz ve Kurdun yanına gitmiş.
-Bundan sonra Kırmızı Başlıklı Kız bu ormana girecek demiş.

Bunun üzerine Yılan tıslayarak
-Bize orman baskısı kuruyorsunuz, bugün kırmızı başlıklı yarın mavi öbürgün yeşil başlıklı girer demiş

Öküz ise böğürerek
-Bu ormanı başka bir ormana benzetmeye çalışıyorsunuz, ormandaki güzel otlardan bir daha bana vermezler demiş

Kurt havlamış
-Ormanları yakıyorsunuz, günah değilimi mübarek Ramazan bize baskı yapıyorsunuz diye saçmalamış.

Aslan ise
-Orman hepimizin ormanı herkes girebilir, başka ormanlara benzetmeyin, siz ormana sokmazken baskı olmuyor muydu demiş,

Masalımız güncel olduğu için sonunu getiremiyoruz, medyadan takip edebilirsiniz...